İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ağustos 2026 Sonu Portföy Durumu

Herkese selamlar. Yeni bir ayın daha sonuna geldik. Finansal özgürlük yolculuğuna başlayalı tam 98 ay, hedefime ulaşalı ise 35 ay geçmiş. Geçen ay temmuzu bir tersine dönüş ayı diye tanımlamıştım. Ağustos ise bir telafi ayı oldu, ama son haftasında frene basıldı. Temmuz sonunda 13.458 seviyesinden devraldığımız BIST 100, 3 Ağustos’ta 13.376 ile ay dibini gördükten sonra kesintisiz yükseldi, 26 Ağustos’ta 14.730 ile ay zirvesine çıktı ve orada durdu. Ayın son işlem günü olan 31 Ağustos’ta yüzde 2,10 düşüşle 14.334 seviyesinden kapattı. Yani endeks aylık bazda yaklaşık yüzde 6,5 değer kazandı ama ay zirvesinin yüzde 2,7 altında kapandı. Ayın hikayesi de tam olarak burada. İkinci çeyrek bilançoları ve küresel likidite ilk üç haftayı taşıdı, son gün ise fon düzenlemesi tabloyu değiştirdi. Onu da yazının ilerleyen kısmında açacağım.

Global gelişmelere geçmeden önce kişisel taraftan biraz bahsedeyim. Okulların açılmasına 1 haftadan az zaman kala yaz rutinimin artık yavaş yavaş sonuna geliyorum. Gündüz hala sıcak fakat sabahları artık serin bir havaya uyanıyoruz. Havuz sezonu biraz daha devam eder muhtemelen. Yeni spor salonumdan memnunum, evime sadece 4 dk ve gün içinde rahatça gidip gelebiliyorum.

İçerik tarafında üretime devam ettim. Finansal özgürlük kulübünde 2 bölüm yayınladık. Birisi Ray Dalio’nun her havaya uygun portföy stratejisi, diğeri ise finansal bağımsızlık sonrası yaşam ve anlam arayışı üzerineydi. Genellikle bir finans bölümü bir tane ise lifestyle bölüm çekmeye çalışıyoruz. Bölüm linklerine aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Ayrıca finansal bağımsızlık yolcularının hayatlarını anlattığım seride yeni bir makale yayınlandı. Malezyalı Temettü Yatırımcısı Leigh’in Hikayesine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

Patreon tarafındaki içeriklere de düzenli olarak devam ediyorum. Haftalık bültenler ve bilanço analizleri dışında bu ay PC İletişim Yatırım tezinin 2. bölümünü çektim ve Borusan şirketini yine 2 bölümde incelemeye çalıştım. Yatırım tezlerine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

https://www.patreon.com/collection/1561592?view=expanded

Jeopolitik Gelişmeler

Şimdi güncel gelişmelere dönelim. Temmuz, haziranda fiyatlanan barış temettüsünün bir kısmının geri alındığı, müzakerelerin tıkandığı ve petrolün 73 dolardan 88 dolara döndüğü bir ay olmuştu. Ağustos ise iki yarıya bölündü. Ayın ilk haftasında gerilim bir miktar soğudu, arz endişeleri geriledi ve Brent 4 Ağustos’ta 77,7 dolara kadar indi. Yani temmuzdaki yükselişin tamamı birkaç günde geri verildi.

Ayın ikinci yarısında tablo yeniden döndü. Bölgedeki tansiyonun tekrar artması ve ABD Hazinesi’nin İran’a yönelik yeni yaptırım paketini duyurması petroldeki risk primini geri getirdi. Brent ay içinde 93,2 dolara kadar çıktı ve ayı 90,4 dolardan kapattı. Aylık değişim yaklaşık yüzde 1,7 gibi küçük bir artış gibi görünüyor ama ay içindeki 77,7 ile 93,2 arasındaki 15 dolarlık salınım tablonun gerçek halini gösteriyor. Petrolde artık kalıcı bir yön değil, jeopolitik başlıklara bağlı bir salınım rejimi var. Enerji ithalatçısı bir ülke için bu, dezenflasyon patikasının önündeki en büyük belirsizlik olmayı sürdürüyor. Ay biterken Ortadoğu’daki gerilimin yeniden artması, eylüle de bu belirsizlikle girdiğimiz anlamına geliyor.

Yurtiçi Piyasalar

Türkiye’ye dönecek olursak, ağustos Borsa İstanbul için uzun süredir görmediğimiz kadar güçlü bir ay oldu, ama son gün ciddi bir darbe aldı. Endeks 3 Ağustos’ta 13.376 ile dibi gördükten sonra istikrarlı biçimde yükseldi, 26 Ağustos’ta 14.730 ile ay zirvesini yaptı ve 31 Ağustos’taki yüzde 2,10’luk düşüşle ayı 14.334’ten kapattı. O gün bankacılık endeksi yüzde 2,38, holdingler yüzde 1,43 geriledi ve işlem hacmi 253,8 milyar TL oldu. Aylık kapanış TL bazında yaklaşık yüzde 6,5 yükseliş anlamına geliyor. Dolar kurunun 47,53’ten 48,26’ya, yani liranın yaklaşık yüzde 1,5 değer kaybetmesiyle dolar bazında getiri yaklaşık yüzde 4,9 oluyor. BIST 30 ise yaklaşık yüzde 8 ile endeksin üzerinde kaldı, yani yükselişi bu ay büyük ölçüde büyük ölçekli şirketler sırtladı.

Yükselişin arkasında üç ayrı rüzgar vardı. Birincisi ikinci çeyrek bilanço sezonunun beklentilerin üzerinde geçmesi. Özellikle rafineri, gayrimenkul ve sigorta tarafında güçlü rakamlar geldi. İkincisi Türkiye risk priminin gerilemesi. 5 yıllık CDS ağustosta yaklaşık yüzde 15 düşüşle 206 baz puan seviyesine indi, bu haziranda konuştuğumuz 225 seviyesinin de altında. Üçüncüsü ise küresel tarafta risk iştahının artması ve gelişen piyasalara para akışının hızlanması.

Son haftada bu üçüncü rüzgar tersine döndü. Fed Başkanı Kevin Warsh’ın 28 Ağustos’taki Jackson Hole konuşması beklenenden şahin geldi ve eylülde faiz artırımı ihtimalini yeniden masaya koydu. Bunun gelişen piyasalara yansıması gecikmedi, Borsa İstanbul da payına düşeni ayın son gününde aldı. Serbest fonlara gelen düzenleme de tabiki son günkü düşüşte etkili oldu. Buradan çıkarmam gereken ders şu, bir ayın getirisi ne kadar güçlü olursa olsun, tek bir konuşma o getirinin üçte birini birkaç günde geri alabiliyor.

Her zamanki notumu yine düşeyim. Kişiler kendilerini endeksle değil döviz veya enflasyon gibi bir enstrümanla kıyaslamalı, çünkü endeksin içeriği sabit değil ve birkaç hisse bazı aylar tabloyu tek başına şekillendiriyor. Bu ay bunun iyi bir örneğini yaşadık, endeks yüzde 6,5 yükselirken portföyümdeki iki şirket yüzde 30’un üzerinde kazandırdı, üç tanesi ise yatay ya da eksi kaldı.

TCMB tarafında ağustosta PPK toplantısı yoktu, takvimde bu ay için toplantı bulunmuyor. Politika faizi yüzde 37 seviyesinde duruyor ve bir sonraki karar 10 Eylül’de gelecek. Piyasa katılımcıları anketine göre hem reel sektör hem finans kesimi eylülde faizin sabit kalmasını bekliyor. Benim ilk indirim beklentim sonbahardaydı ama Fed tarafındaki şahin dönüş bu beklentiyi zorlaştırıyor. Küresel faiz yönü yukarıyı işaret ederken TCMB’nin indirime başlaması hem kur hem sermaye akımları açısından zor bir tercih olur. Bekleyip göreceğiz.

Kişisel Portföy

Ağustos ayında portföyümde köklü bir hareket yapmadım. CVK Madencilikte bedelli sermaye artışına katılarak pay sayımı artırdım. Bunun dışında düzenli BTC alımına devam ettim. Eurobond kuponlarını da BTC yaptığım bir ayda 80 bin $’lara yükselen BTC iyi bir getiri sağladı.

Şimdi portföydeki şirketlerle ilgili ağustos ayı gelişmelerine bakalım. Tüm şirketleri yazmayacağım, sadece önemli gelişme olanları paylaşmayı düşünüyorum. Bu ay ağırlık büyük ölçüde ikinci çeyrek bilançolarında.

TUPRS

Tüpraş üst üste ikinci ayında da portföyümün en güçlü halkası oldu. Hisse ağustosta yaklaşık yüzde 36 değer kazandı, 295,25 seviyesinden 400,25’e çıktı ve ay içinde 407,50 seviyesini gördü. Nisandan beri yazdığım şey nihayet rakamlara döküldü.

4 Ağustos’ta açıklanan ikinci çeyrek bilançosu beklediğimin de üzerinde geldi. Çeyreklik satışlar yıllık yüzde 60 artışla 386,4 milyar TL’ye çıktı. FAVÖK 18,3 milyar TL’den 54,3 milyar TL’ye, yani yaklaşık 3 katına yükseldi. Ana ortaklık payına düşen net kar ise 11,7 milyar TL’den 45,9 milyar TL’ye çıktı. Hürmüz krizinin, boğazın kapalı kaldığı dönemin ve petrolün 110 dolardan 73 dolara inip tekrar yukarı döndüğü bütün o yolculuğun etkisi tam olarak bu çeyreğe denk geldi ve rafineri marjlarını olağanüstü bir yere taşıdı.

Asıl önemli gelişme aynı gün gelen beklenti güncellemesiydi. Şirket 2026 yılı net rafineri marjı beklentisini 6 ila 7 dolar bandından 13 ila 15 dolar bandına revize etti. Yani yönetim yıl başındaki hedefini iki katından fazla yukarı çekti. Kapasite kullanım yüzde 95 ila 100, üretim yaklaşık 29 milyon ton, toplam satış hacmi yaklaşık 30 milyon ton ve toplam yatırım yaklaşık 700 milyon dolar hedeflerinde ise değişiklik yapılmadı. Aylardır bu şirketin muhafazakar hedeflerinin geçilebilir olduğunu yazıyordum, gerçekleşme beklentimin de ötesine geçti.

RYGYO

Reysaş GYO bu ay Tüpraş’a neredeyse yetişti, hisse ağustosta yaklaşık yüzde 33 değer kazandı ve 38,30’dan 50,80’e çıktı. Yükselişin büyük bölümü ayın son beş işlem gününde geldi, hisse 24 Ağustos’taki 43,60 seviyesinden 31 Ağustos’ta 50,80’e taşındı ve ayın zirvesinde kapandı. Endeksin yüzde 2,10 düştüğü son işlem gününde bile yukarı gitti.

Mohnish Pabrai’nin hisse alımları sürüyor. 30 ağustos 2026 itibariyle Wagons fonundaki Reysaş GYO payı %13.7’ye yükselmiş durumda ve fonun en büyük pozisyonu.

Yatırım temposu ise sürüyor. 17 Ağustos’ta şirket İzmir Menderes Görece’de toplam 23.680 metrekarelik iki parseli 278,24 milyon TL bedelle, tamamı özkaynaktan karşılanmak üzere peşin satın aldı. Değerleme raporundaki tutar 378,24 milyon TL olduğu için alım değerlemenin yaklaşık yüzde 26 altında yapılmış. Bu arsa üzerine ticari depo parkı projesi geliştirilmesi planlanıyor.

CVKMD

Ağustos ayında bedelli süreci tamamlandı. Rüçhan hakkı kullanımı 5 ile 19 Ağustos arasında yapıldı, kullanılmayan 5,96 milyon TL nominal değerli pay 21 ile 24 Ağustos arasında Borsa İstanbul birincil piyasada satışa açıldı ve 24 Ağustos’ta tamamının satışı tamamlandı. Böylece sermaye 1,4 milyar TL’den 3,78 milyar TL’ye çıkmış oldu. Trafigura’dan gelen 70 milyon dolar ve bedelliden gelen kaynakla birlikte şirketin artık kaynak sorunu kalmadığını düşünüyorum. Yenipazar ve TV Tower projelerinde yeni kap haberleri görebiliriz.

Bir de arka planda güçlü bir rüzgar var. Ons altın ağustosta yaklaşık yüzde 10 yükselerek 4.044 dolardan 4.449 dolara çıktı, ay içinde 4.696 dolar seviyesini gördü. Bir altın ve polimetalik maden üreticisi için bu doğrudan marj demek. Haziranda altındaki sert düşüş bu şirketi portföyümün en zayıf halkası yapmıştı, şimdi tam tersi bir zemin var. Bundan sonra bakacağım şey bu sermayenin üretim ve nakit akışına ne kadar hızlı dönüştüğü.

TRCAS

Turcas bu ay sessizce iyi bir performans gösterdi, hisse yaklaşık yüzde 11 değer kazandı ve 42,50’den 47,16’ya çıktı. Ay içinde 48,60 seviyesini gördü.

Yükselişin arkasındaki sebep bence Tüpraş öncülüğünde rafineri ve akaryakıt zincirinin tamamının yeniden fiyatlanması. İkinci çeyrek tarafında ise tablo zayıf. Net kar 522 milyon TL’den 103 milyon TL’ye, yani yaklaşık yüzde 80 geriledi. Burada ilk çeyrek karının beklenenden çok daha yüksek geldiğini de unutmamak lazım, yani bir baz etkisi var. Turcas bir holding olduğu için değeri büyük ölçüde Shell & Turcas ve RWE & Turcas gibi özkaynak yöntemiyle değerlenen iştiraklerden geliyor ve çeyreklik kar bu iştiraklerin katkısına göre sert biçimde dalgalanabiliyor.

GLYHO

Global Yatırım Holding ay ortasında iyi bir toparlanma yakaladı ama kazancının çoğunu son haftada geri verdi. Hisse ağustosu yaklaşık yüzde 2 artıda, 16,28’den 16,55’e çıkarak kapattı. Ay içinde 17,68 seviyesini görmüştü.

19 Ağustos’ta açıklanan temmuz yolcu istatistikleri iyi geldi. Konsolide gemi sayısı yıllık yüzde 2, konsolide yolcu hareketleri ise yüzde 6 arttı. Konsolide olmayan limanlar dahil temmuzda toplam 637 gemi ve 2.152.874 yolcu ağırlanmış. Haziran doluluk oranı ise konsolide bazda yüzde 110 seviyesinde gerçekleşmiş. Yani yolcu sayısı ilk kez 2 milyon sınırının belirgin biçimde üzerine çıktı. Gemi sayısındaki artışın yolcu artışının altında kalması, gemi başına yolcu sayısının yükseldiğini gösteriyor. Bu benim için gemi sayısından daha değerli bir gösterge, çünkü liman geliri doğrudan yolcu sayısına bağlı.

6 Ağustos’ta ise temmuzda duyurulan Lizbon işleminin tamamlandığını öğrendik. Royal Caribbean’ın Lisbon Cruise Port sermayesindeki yüzde 20’lik payının yarısı devralındı ve şirketin buradaki dolaylı payı yüzde 50’den yüzde 60’a çıktı. Böylece Lizbon Limanı özkaynak yöntemi yerine tam konsolidasyona geçiyor.

Şirket ayrıca ağustos boyunca geri alım programını neredeyse her gün sürdürdü ve yönetim kurulu başkanı Mehmet Kutman’ın kişisel alımları da devam etti. Operasyonda bir bozulma görmüyorum, takip listemin başında tutmaya devam ediyorum.

TRGYO

Torunlar GYO ağustosta yaklaşık yüzde 3 değer kazandı, 93,75’ten 96,50’ye çıktı. Ay içinde 98,65 zirvesini ve 89,10 dibini gördü. Yani endeksin belirgin altında kaldı.

İkinci çeyrek rakamları operasyonel tarafta güçlü. Satış gelirleri yıllık yüzde 86 artışla 5,17 milyar TL’ye çıktı, FAVÖK ise 2,09 milyar TL’den 3,54 milyar TL’ye, yani yüzde 69 arttı. Buna karşılık net kar 4,58 milyar TL’den 4,24 milyar TL’ye, yani yüzde 7 geriledi. Aradaki ayrışma büyük ölçüde geçen yılki değerleme kazançlarının bu yıl aynı ölçüde tekrarlanmamasından kaynaklanıyor. Ben operasyonel tarafın bu kadar güçlenmesini net kardaki gerilemeden daha önemli buluyorum, çünkü tezimin merkezinde kira geliri ve nakit yaratımı var.

Eurobond Portföyü

Eurobond portföyünde ağustosta pozisyon değişikliği yapmadım. Toplamda 132.5 $ kupon geliri elde ettim. Türkiye’nin 5 yıllık CDS’i ağustosta yaklaşık yüzde 15 gerileyerek 206 baz puana indi. Haziranda 225 seviyesini savaş öncesinden bu yana görülen en düşük seviye diye yazmıştım, şimdi onun da altındayız. Bilanço sezonunun güçlü geçmesi, enflasyonun yıllık bazda gerilemeye devam etmesi ve küresel risk iştahının artması bu tabloyu birlikte destekledi. Eurobond spreadlerinde de paralel bir daralma gördük. Fed tarafındaki şahin dönüşün eylülde bu tabloyu test edip etmeyeceğini izleyeceğim.

ABD Portföyü

Bu ayın diğer önemli hikayesi yine yurt dışında yaşandı ve haziranda başlayan tabloyu tersine çevirdi. S&P 500 temmuzu 7.489 seviyesinden kapatmıştı, ağustosta 13 Ağustos’ta 7.799 ile kapanış rekoru kırdı ve ayı 7.686’dan tamamladı. Aylık getiri yaklaşık yüzde 2,6. Nasdaq yaklaşık yüzde 3,9, Dow Jones ise yaklaşık yüzde 1,3 yükseldi. Yani haziran ve temmuzda konuştuğumuz yapay zeka düzeltmesi ağustosta bir toparlanmaya döndü ve bu kez öncülüğü teknoloji yaptı.

Asıl dikkat çeken hareket ise ayın ilk üç haftasında değer saklama araçlarında yaşandı. Ons altın 4.696 dolara, gümüş 69 dolar civarına, Bitcoin ise 81 bin doların üzerine çıktı. Üç varlığın aynı anda bu kadar sert yükselmesi tek bir şeye işaret ediyordu. Piyasa Fed’in faiz artırımı ihtimalini büyük ölçüde fiyatlamayı bırakmıştı ve ABD Hazinesi’nin uzun vadeli tahvil geri alım operasyonlarını iki katına çıkarma kararı örtük bir parasal genişleme gibi okunuyordu.

28 Ağustos’ta bu varsayım bozuldu. Fed Başkanı Kevin Warsh, başkan olarak ilk Jackson Hole konuşmasında büyümenin güçlü, işgücü piyasasının istikrarlı olduğunu ama enflasyonun hedefin açıkça üzerinde kaldığını söyledi. Piyasanın eylülde 25 baz puanlık faiz artırımına verdiği olasılık aynı gün yüzde 35’ten yüzde 58’e sıçradı. Dolar toparlandı, altın tek günde yüzde 3 geriledi, Bitcoin ve gümüş de payını aldı. Altın ayı yine de yaklaşık yüzde 10 artıyla 4.449 dolardan kapattı ama zirvesinin yüzde 5 altında. Bitcoin ise 62,7 bin dolardan 78,9 bin dolara, yani yaklaşık yüzde 26 yükselerek ayı tamamladı.

Bu ay büyüme ağırlıklı SPYG fonum yaklaşık yüzde 3,2 ile VOO’nun yaklaşık yüzde 2,7’lik getirisinin bir miktar üzerinde kaldı. Yani haziran ve temmuzdaki tablo bu ay tersine döndü. Buna rağmen duruşumu değiştirmiyorum. Değerlemeler hala yüksek, Shiller CAPE rasyosu 42 seviyesinin üzerinde ve artık faiz indirimi değil faiz artırımı konuşuluyor. Bu ortamda pozisyon büyütmek yerine düzenli ve ölçülü alımla ilerlemeyi tercih ediyorum.

Bitcoin tarafında ise haziranda 58 bin dolara kadar inen fiyat iki ayda 78,9 bin dolara çıktı. Ekim 2025’teki 126 bin dolarlık zirveden hala uzağız ama iki ay önce panik satışı yapanların bugün nerede durduğunu düşünmek öğretici. Ben düzenli ve küçük tutarlı BTC alımıma devam ettim. Ne haziranda düşerken sattım ne de ağustosta yükselirken tempoyu artırdım. Maliyet ortalaması yapmanın anlamı da tam olarak bu.

Toparlayacak olursam,

Kırmızı Çizgi $ Bazında, Mavi Çizgi ise TL Bazında Varlık Değerini Gösteriyor

BIST 100’ün TL bazında yaklaşık yüzde 6,5 arttığı ağustos ayında hisse senedi portföyüm %11, toplam portföyüm ise %7.4 değer kazandı. Dolar bazında artış ise %5.75 oldu. Yurt içinde ikinci çeyrek bilançoları beklentileri aştı, risk primi geriledi ve Borsa İstanbul aylardır görmediği bir ivme yakaladı. Yurt dışında ise haziranda başlayan yapay zeka düzeltmesi kapandı, altın, gümüş ve Bitcoin aynı anda sert yükseldi. Sonra Warsh konuştu ve ay son iki işlem gününde renk değiştirdi.

Portföyümün içinde tablo büyük ölçüde olumluydu. Tüpraş ikinci çeyrek bilançosu ve marj beklentisindeki yukarı revizyonla ayın yıldızı oldu. Reysaş ise son hafta rallisiyle ona neredeyse yetişti. CVK bedelli sermaye artırımını tamamladı ve altındaki yükselişle birlikte düzeltilmiş bazda iki haneli getiri verdi. Turcas da rafineri zincirinin yeniden fiyatlanmasından payını aldı. Buna karşılık İş Yatırım zayıf bilançoyla negatif ayrıştı, Anadolu Sigorta güçlü bilançoya rağmen kazancının tamamını geri verdi, Tat Gıda ise yerinde saydı.

Bu tür aylar bana hep aynı şeyi hatırlatıyor. Kötü aylarda satmayan yatırımcı, iyi ayların da sahibi oluyor. Haziranda ve temmuzda geri veren, ağustosta telafi eden aynı portföy. Değişen tek şey benim ne yaptığım değil, ne yapmadığım oldu. Portföyümdeki şirketlerin büyük çoğunluğu güçlü bilançolara, rekabet avantajlarına ve sağlam yönetime sahip. Volatiliteye takılmadan yoluma devam ediyorum.

Okuduğunuz için teşekkür ederim.

Bay Tutumlu

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir