İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Temmuz 2026 Sonu Portföy Durumu

Herkese selamlar. Yeni bir ayın daha sonuna geldik. Finansal özgürlük yolculuğuna başlayalı tam 97 ay, hedefime ulaşalı ise 34 ay geçmiş. Geçen ay haziranı bir ayrışma ayı diye tanımlamıştım. Temmuz ise tam anlamıyla bir tersine dönüş ayı oldu. Haziranda ne konuştuysak neredeyse hepsi bu ay tersine döndü. Barış rüzgarı yerini yeni bir gerilime, petroldeki çöküş yerini sert bir toparlanmaya bıraktı. Haziran sonunda 14.107 seviyesinden devraldığımız BIST 100, temmuzda 6 Temmuz’da 14.629 ile ay içi zirvesini denedikten sonra sert satışlarla 13.216’ya kadar geriledi ve ayı 13.458 seviyesinden kapattı. Yani endeks aylık bazda yaklaşık yüzde 4,7 değer kaybetti. Ama bu ayın asıl hikayesi yine fiyat hareketinin kendisinde değil, petrolün geri dönüşünde ve bunun portföyümde yarattığı ayrışmada. Onu da yazının ilerleyen kısmında tek tek açacağım.

Global gelişmelere geçmeden önce kişisel taraftan biraz bahsedeyim. Temmuz ayı biraz daha rölantide geçen bir ay oldu benim için. Spora ufak bir sakatlıktan dolayı 15 gün kadar ara verdim, ağustos itibariyle geri döneceğim. Havalar oldukça sıcak geçiyor. Havuz ve iç mekanlar kurtarıcımız bu havalarda.

İçerik tarafında ise üretime devam ettim. Bu ay finansal özgürlük serisine devam ettim ve 5 bölümün ardından seriyi tamamladım.

Bunun yanında yatırım tezlerine devam ettim. Temmuz ayında Aydem, Atp Yazılım, Göknur Gıda ve PC İletişim şirketlerinin incelemelerini yaptım. Ayrıca gelen bilançoları da incelemeye devam ediyorum.

Bay Tutumlu Yatırım Tezleri Arşiv

Haftalık bültenlere de devam ediyorum tabi. Finansal Özgürlük Kulübü podcast’inde de yeni bölümler yayına girdi. Bu ay ilk bölümümüz Ekonomik Hendek kavramı üzerineydi.

Diğer bölümümüzde ise biraz daha lifestyle bir konu işledik. Finansal bağımsızlık yolunda en büyük destekçilerimiz olan eşlerimiz ve ailemizle ilgili bi bölüm yaptık.

Jeopolitik Gelişmeler

Şimdi güncel gelişmelere dönelim. Haziran anlaşmanın büyük ölçüde çözüldüğü, Hürmüz’ün yeniden açıldığı ve petrolün 73 dolara kadar gerilediği bir ay olmuştu. Doha’da teknik görüşmelere hazırlanılıyordu ve tablo iyimserdi. Temmuzda ise bu iyimserlik kırıldı. Nükleer dosya gibi karmaşık başlıklarda müzakereler tıkandı, ateşkes zemini yeniden zorlanmaya başladı ve ay içinde bölgede tekrar hava saldırıları gündeme geldi. Kısacası haziranda fiyatlanan barış temettüsünün bir kısmı temmuzda geri alındı.

Bunun en somut yansıması yine petrolde oldu. Haziranı 73 dolar civarında kapatan Brent, temmuzda yeniden yukarı döndü. Bölgedeki gerilimin artması ve arz endişelerinin geri gelmesiyle fiyat ay ortasında 95 dolara kadar çıktı, ay sonuna doğru bir miktar soluklanarak 88 dolar civarında kapandı. Yani aylık bazda yaklaşık yüzde 20’lik bir yükseliş geldi ve petrol, haziranda gördüğümüz düşüşün önemli bölümünü geri aldı. Bu bizim için iki yönlü bir tablo. Bir yandan petrolün yükselişi enflasyon ve cari açık tarafında haziranda konuştuğumuz olumlu havayı bozuyor, diğer yandan rafineri tarafında Tüpraş gibi şirketler için bambaşka bir hikaye anlamına geliyor. Ona birazdan geleceğim.

Yurtiçi Piyasalar

Türkiye’ye dönecek olursak, BIST 100 temmuza güçlü başladı ama ayın ikinci yarısında satış baskısına direnemedi. Endeks ay içinde 14.629 ile zirve denemesi yaptıktan sonra kademeli biçimde geriledi, ay sonuna doğru küresel teknoloji satışının da etkisiyle sert bir düşüş yaşadı ve 13.216 seviyesine kadar indi. Ayı 13.458’den kapattı. Aylık kapanış TL bazında yaklaşık yüzde 4,7 düşüş anlamına geliyor. Dolar kurunun 46,65’ten 47,53’e gelmesiyle, yani liranın yaklaşık yüzde 1,9 değer kaybetmesiyle, dolar bazında kayıp yaklaşık yüzde 6,5’e çıkıyor. BIST 30 ise yaklaşık yüzde 6,7 ile endeksin belirgin biçimde altında kaldı. Petrolün geri dönmesi ve dezenflasyon hikayesinin bir miktar sekteye uğraması, haziranda pozitif ayrışan Borsa İstanbul’da bu ay tam tersi bir hava yarattı.

Her zamanki notumu yine düşeyim. Kişiler kendilerini endeksle değil döviz veya enflasyon gibi bir enstrümanla kıyaslamalı, çünkü endeksin içeriği sabit değil ve birkaç hisse bazı aylar tabloyu tek başına şekillendiriyor. Bu ay bu durumun tersini de yaşadık, endeks düşerken portföyümdeki bazı şirketler çok farklı yönlere gitti.

TCMB tarafında 23 Temmuz’daki PPK toplantısında politika faizi beklentilere paralel yüzde 37’de sabit tutuldu. Gecelik borç verme yüzde 40, gecelik borçlanma ise yüzde 35,5 seviyesinde korundu. Karar metninde enflasyonun ana eğiliminin haziranda sınırlı bir miktar gerilediği belirtildi, ancak öncü verilerin temmuzda ana eğilimin geçici olarak yükseleceğine işaret ettiği vurgulandı. Petroldeki toparlanma düşünülürse bu uyarı yerinde. Haziranda hızlanan dezenflasyon hikayesi, temmuzda enerji fiyatlarındaki yükselişle biraz gölgelendi. İlk faiz indirimi beklentimi hala koruyorum ama bunun zamanlaması artık büyük ölçüde petrolün seyrine bağlı. Sonbahar penceresi açık, fakat enerji tarafındaki oynaklık bu pencereyi öne ya da arkaya itebilir.

Enflasyon tarafında haziran verisi 3 Temmuz’da açıklandı. Aylık manşet yüzde 0,99, yıllık ise yüzde 32,11 oldu. Yıllık oran mayıstaki yüzde 32,61’den 0,50 puan geriledi ve 12 aylık ortalama yüzde 32,03 seviyesine indi. Yani aylık enflasyonun yeniden yüzde 1’in altına inmesiyle haziranda beklediğim rahatlama gerçekleşti. Temmuz enflasyonu ise %1.78 ile web tüfe ve ito verilerinin altına kalırken geçtiğimiz yıla göre az da olsa iyileşme var.

Kişisel Portföy

Temmuz ayında portföyümde köklü bir hareket yapmadım. Ay içerisinde %30 civarında yükselen RYGYO ve TUPRS hisselerimden bir miktar kırparak RGYAS ekledim. uzun zamanır takip ettiğim bir şirketti ve bu şirket hakkında bir yatırım tezi hazırlamıştım belki hatırlarsınız. Şirketin güncel ağırlığı yaklaşık %4.4 seviyesinde.

Bunun dışında düzenli BTC alımına devam ettim. Eurobond kuponlarını ise nakit pozisyonunda tutmayı sürdürdüm. Petrolün geri dönüp piyasaların yeniden gerildiği böyle aylarda soğukkanlı kalmak ve uzun vadeli plana sadık kalmak en doğru strateji.

Şimdi portföydeki şirketlerle ilgili temmuz ayı gelişmelerine bakalım. Tüm şirketleri yazmayacağım, sadece önemli gelişme olanları paylaşmayı düşünüyorum. Bu ay ağırlık büyük ölçüde petrolün geri dönüşü ve buna bağlı ayrışmada.

TUPRS

Tüpraş bu ay portföyümün açık ara yıldızı oldu. Hisse temmuzda yaklaşık yüzde 30 değer kazandı, 227,5 seviyesinden 295,25’e çıktı ve ay içinde 320 seviyesini bile gördü. Bunun ana sebebi net, petrolün 73 dolardan tekrar 88 dolara dönmesi ve piyasanın ikinci çeyrek rafineri marjlarını yeniden fiyatlaması. Nisandan beri söylediğim şey buydu. Hürmüz krizinin, boğazın kapalı kaldığı dönemin ve petrolün 110 dolardan 73 dolara inip tekrar yukarı döndüğü bütün o yolculuğun asıl etkisi ikinci çeyrek bilançosunda görünecek. Kriz de, arz şoku da, fiyat oynaklığı da bu çeyreğe denk geldi. Yükseliş hacimli ve kademeli geldiği için tek günlük bir spekülatif hareket değil, marj beklentisine dayalı gerçek bir yeniden fiyatlama.

29 Temmuz’da Moody’s periyodik gözden geçirmesini tamamladı ve şirketin Ba2 seviyesindeki notunu ve durağan görünümünü korudu. İkinci çeyrek bilançosu takvimi de belli oldu, ay içindeki asıl kritik gelişme o rakamlar olacak. Crack marjlarını ve stok etkisini yakından izleyeceğim. Yönetimin muhafazakar 2026 hedeflerinin hala geçilebilir olduğunu düşünüyorum.

GLYHO

Global Yatırım Holding hisse tarafında bu ay tam tersini yaşadı, hisse yaklaşık yüzde 11 geriledi ve 18,21’den 16,28’e indi. Ama burada altını kalınca çizmek istediğim bir ayrım var. Fiyat düştü, tez ise güçlenmeye devam etti. 16 Temmuz’da açıklanan haziran yolcu istatistikleri gayet güçlüydü. Konsolide gemi sayısı yıllık yüzde 9, konsolide yolcu hareketleri ise yüzde 10 arttı. Konsolide olmayan limanlar dahil haziranda toplam 660 gemi ve yaklaşık 2 milyon yolcu ağırlanmış, mayıs doluluk oranı ise yüzde 105 seviyesinde gerçekleşmiş. Yani mayıstaki ivme haziranda daha da hızlandı.

Asıl önemli gelişme liman ortaklık yapısında oldu. 14 Temmuz’da şirket, Royal Caribbean’ın Kuşadası Limanı’nı işleten Ege Port’taki yüzde 9,52’lik payını devraldığını ve buradaki payını yüzde 90,47’den yüzde 99,99’a çıkardığını duyurdu. Aynı gün Lizbon Limanı’nda da Royal Caribbean’ın yüzde 20’lik payının yarısını almak için sözleşme imzalandığını, bu devirle Lizbon’daki payın yüzde 50’den yüzde 60’a çıkacağını ve limanın özkaynak yöntemi yerine tam konsolidasyona dahil edileceğini öğrendik. Yani şirket sağlam gördüğü limanlarda ortaklık payını artırıyor ve stratejik kontrolünü güçlendiriyor. Benim tezimin çekirdeğinde kruvaziyer trafiğinin büyümesi ve liman portföyünün derinleşmesi vardı, bu iki adım tam da o tarafı besliyor. Hissedeki geri çekilme büyük ölçüde haziranda kazandığı yüzde 16’nın geri verilmesi, genel risk iştahının bozulması ve petrolün yükselmesiyle yakıt maliyeti endişesinden kaynaklanıyor. Operasyonda bir bozulma görmüyorum, takip listemin başında tutmaya devam ediyorum.

TRGYO

Torunlar GYO temmuzda yaklaşık yüzde 6,3 geriledi. Petrolün geri dönmesiyle faiz indirim beklentisinin ötelenmesi GYO’lar için kısa vadeli bir olumsuzluk, çünkü indirim döngüsü bu şirketlerin en güçlü rüzgarı. 14 Temmuz’da şirket portföyündeki gayrimenkullerin güncel değerleme raporlarını yayınladı. Mall of İstanbul, Torium, Korupark, Forum Mersin ve Forum Kayseri gibi ana varlıkların yıl ortası değerlemeleri portföy değerini güncelledi. Kira geliri kanalı güçlü olan şirketler bu tür dönemlerde konjonktürel baskıya rağmen dayanıklı kalıyor. Şirketin 5 yıllık net nakit yaratım planı yatırım tezimin çekirdeği olmaya devam ediyor.

RYGYO

Reysaş GYO bu ay portföyümün en güçlü halkalarından biri oldu ve getirimi yukarı çeken asıl isimlerden biriydi. Aynı sektörden Torunlar düşerken Reysaş tam ters yöne gitti, hisse temmuzda yaklaşık yüzde 28 değer kazandı, 29,9’dan 38,3’e çıktı ve ay içinde 40 seviyesini gördü. Yükseliş o kadar sertti ki 31 Temmuz’da Borsa İstanbul olağan dışı fiyat ve miktar hareketi nedeniyle şirketten açıklama istedi, şirket de kamuya açıklanmamış özel bir durum bulunmadığını bildirdi.

Operasyonel tarafta da ilerleme sürdü. 2 Temmuz’da Adana Sarıçam’daki arsada yaklaşık 37 bin metrekare kapalı alanlı yeni bir depo için inşaat imar izni alındı ve yıl sonuna kadar tamamlanması planlanıyor. 30 Temmuz’da ise Sakarya 1. Organize Sanayi Bölgesi’ndeki taşınmazın iskan belgesi ve tapu devri tamamlanarak şirket adına tescil edildi. Nisanda genel kuruldaki temettü dağıtmama kararına yönelik yatırımcı ilişkileri eleştirim sürüyor, ama yatırım hikayesinin çekirdeği olan depo yatırımlarının portföy değerini ve kira gelirlerini ileriye taşıması aynen devam ediyor.

CVKMD

CVK Madencilik hisse tarafında sakin geçirdi, yaklaşık yüzde 2,6 gerileyerek 38,84’ten 37,82’ye indi. Haziranda altındaki sert düşüşle en zayıf halkam olmuştu, temmuzda ise altın fiyatı stabilize oldu ve aylık bazda hafif artıda kapandı, bu da hisse üzerindeki baskıyı azalttı. Ama asıl hikaye fiyatta değil, operasyonel tarafta yaşanan yoğunlukta.

Bu ay şirket büyüme finansmanını sağlam biçimde kilitledi. Trafigura ile 21 Temmuz’da geniş kapsamlı stratejik iş birliği çerçevesi imzalandı, ardından 27 Temmuz’da 70 milyon dolarlık bir ön ödeme sözleşmesi yapıldı ve masraflar düşüldükten sonra net yaklaşık 69,98 milyon dolar, yani yaklaşık 3,31 milyar TL, 29 Temmuz’da şirket hesaplarına geçti. Bu kaynak Sarıalan Altın İşletmesi, Yenipazar Polimetalik Maden İşletmesi ve krom operasyonlarındaki yatırım harcamaları için kullanılacak ve geri ödemesi ürün teslimatlarından mahsup edilecek. Yani seyreltmeye yol açmayan, off-take üzerinden kapatılan bir büyüme finansmanı. Bunun yanında 10 Temmuz’da Sarıalan sahasında kamulaştırma başvurusu yapıldı, 8 Temmuz’da MAPEG ihalelerinden yeni ruhsatlar alındı ve Yenipazar projesinde ilerleme sürdü.

Bir de not düşmem gereken bir gelişme var. 29 Temmuz’da şirketin yüzde 170 oranındaki bedelli sermaye artırımına ilişkin SPK başvurusu onaylandı. Sermaye 1,4 milyar TL’den 3,78 milyar TL’ye çıkarılıyor, rüçhan fiyatı 1 TL olarak belirlendi ve kullanılmayan paylar için ana ortağın alım taahhüdü var. Bu, büyüme projelerini fonlamak için ciddi bir sermaye adımı. Trafigura ön ödemesiyle birlikte düşünüldüğünde şirketin Sarıalan ve Yenipazar yatırımlarını finanse etme kararlılığını gösteriyor.

TRCAS

Turcas için temmuzda öne çıkan gelişme 20 Temmuz’da hissenin BIST Temettü ve BIST Temettü 25 endekslerine dahil edilmesi oldu. Bu tür endeks dahil edilmeleri, temettü verimi güçlü şirketler için olumlu bir görünürlük katalizörü. Hisse ay içinde yaklaşık yüzde 1,4 geriledi, yani genel piyasaya göre dirençli kaldı. Turcas bir holding olduğu için değeri büyük ölçüde Shell & Turcas ve RWE & Turcas gibi özkaynak yöntemiyle değerlenen iştiraklerden geliyor. Bu ay ayrıca bir temettü ya da kupon girişi olmadı, yeni pozisyon olarak takibe devam ediyorum.

ISMEN

İş Yatırım tarafında konjonktür şirketin aleyhine çalışmaya devam etti, hisse temmuzda yaklaşık yüzde 4,3 geriledi. Faiz indirim döngüsünün ötelenmesi ve risk iştahının kalıcı biçimde geri dönmemesi aracı kurum karlılığı için baskı unsuru olmayı sürdürüyor. Ay sonuna doğru küresel tarafta yaşanan sert teknoloji satışı risk iştahını yeniden bozdu, bu da kredili işlem hacimlerindeki toparlanmayı geciktiriyor. Şirket cephesinde öne çıkan yapısal bir gelişme olmadı. Pazar payı tarafını dikkatle izleyeceğim.

Eurobond Portföyü

Eurobond portföyünde temmuzda pozisyon değişikliği yapmadım. Ay içinde toplam 1066 $ kupon ödemesi aldım. Haziran sonunda 225 baz puana kadar gerileyen Türkiye 5 yıllık CDS’i, temmuzda petrolün geri dönmesi ve küresel risk iştahındaki bozulmayla birlikte bir miktar yukarı geldi. Yine de tarihsel olarak düşük sayılabilecek bir bölgedeyiz. Eurobond spreadlerinde de paralel bir hareket gördük. Kuponları halihazırda nakit olarak biriktirmeye devam ediyorum.

ABD Portföyü

Bu ayın diğer önemli hikayesi yine yurt dışında yaşandı. Haziranda yapay zeka temasındaki ilk gerçek düzeltmeyi konuşmuştuk, teknoloji hisseleri, altın ve Bitcoin aynı anda satış görmüştü. Temmuz ise dalgalı ama kısmen toparlanan bir ay oldu. Haziranda yaklaşık yüzde 17 düşen Microsoft, bu ay bulut işi Azure’daki büyümeyle yaklaşık yüzde 16 yükselerek kaybının önemli bölümünü geri aldı. Buna karşılık yarı iletken tarafındaki zayıflık sürdü, Nasdaq ay ortasında altı günlük düşüş serisi yaşadıktan sonra 30 Temmuz’da toparlandı. Ay sonunda S&P 500 aylık bazda yaklaşık yüzde 0,1 ile neredeyse yatay kapatırken, teknoloji ağırlıklı Nasdaq yaklaşık yüzde 3,2 düşüşle ayı geride bıraktı. Yatırımcıların teknolojiden değer hisselerine rotasyonu sürdüğü için Dow Jones ise dördüncü kazançlı ayını yaşadı.

Fed cephesinde 29 Temmuz’daki toplantıda faiz 3,5 ile 3,75 aralığında sabit bırakıldı, bu üst üste beşinci sabit karar oldu. İşin ilginç tarafı, üç bölge başkanının faiz artırımı yönünde muhalefet şerhi koyması, yani tartışmanın indirim değil artırım ekseninde dönmesi. Başkan Kevin Warsh enflasyonu bir tercih olarak tanımlamaya ve yönlendirici sözlü rehberliği kaldırmaya devam ediyor. Eylül ayında bir faiz artırımı ihtimali piyasa tarafından ciddi biçimde fiyatlanıyor. Bu tablo, haziranda dile getirdiğim temkinli duruşun neden önemli olduğunu tekrar gösteriyor. Ben uzun vadeli bir yatırımcı olarak düzenli VOO alımlarıma devam ediyorum, fakat teknoloji yoğunluğu yüksek olan SPYG fonum bu ay da VOO’ya kıyasla daha zayıf kaldı. Değerlemelerin bu kadar gerildiği bir ortamda pozisyon büyütmek yerine düzenli ve ölçülü alımla ilerlemeyi tercih ediyorum.

Bitcoin tarafında ise bir miktar nefes alındı. Haziranda 58 bin dolar civarına kadar gerileyen fiyat, temmuzda kısmen toparlanarak 63 bin dolar üzerine, yaklaşık yüzde 6 ila 8 artıyla döndü. Fed’in şahin tonu ve faiz artırımı beklentileri hala baskı unsuru, ama sert düşüşün ardından gelen bu stabilizasyon fena değil. Ben düzenli ve küçük tutarlı BTC alımıma devam ettim. Bu tür dönemler benim gibi maliyet ortalaması yapan ve on yıllık ufku olan biri için panik değil disiplin gerektiriyor.

Toparlayacak olursam,

BIST 100’ün TL bazında yaklaşık yüzde 4,7 gerilediği temmuz ayında hisse senedi portföyüm %3.6, toplam portföyüm ise TL bazında yaklaşık yüzde 2.1, dolar bazında %0.3 arttı. Yani endeks düşerken portföyüm pozitif ayrıştı, bunda da az önce anlattığım Tüpraş ve Reysaş’taki güçlü performansın payı büyük. Bu ayın karakteri tek kelimeyle tersine dönüştü. Haziranda ne konuştuysak neredeyse hepsi ters yöne gitti. Barış yerini yeni bir gerilime, petroldeki çöküş yerini sert bir toparlanmaya, dezenflasyon ivmesi yerini yeniden temkine bıraktı. Yurt dışında ise haziranda başlayan yapay zeka düzeltmesi tam bir toparlanmaya dönüşmedi, dalgalı bir denge halinde kaldı.

Portföyümün içinde de bu ay çok net bir ayrışma yaşadım. Petrolün geri dönüşü Tüpraş’ı ayın açık ara yıldızı yaptı, Reysaş ise güçlü bir ralli yaşayarak getirimi yukarı taşıdı. Buna karşılık faiz ve risk iştahına duyarlı Global, Torunlar ve Tat Gıda konjonktürel baskıyla geri çekildi. Benim için önemli olan bu hareketlerin geçici konjonktür mü yoksa kalıcı bir tez bozulması mı olduğunu ayırt etmek. Tüpraş’ta petrolün yukarı dönmesi tezimi bozmuyor, aksine ikinci çeyrek beklentisini güçlendiriyor. Global’de fiyat düştü ama yolcu verileri ve liman ortaklık adımlarıyla tez tam tersine güçlendi. CVK’da hisse sakin kalırken şirket büyüme finansmanını kilitledi. Şu an için portföyümdeki hiçbir şirkette temel bir bozulma görmüyorum.

Bu tür aylar bana hep aynı şeyi hatırlatıyor. Bir ay pozitif ayrışıp ertesi ay geri vermek, ya da bir köşe rekor kırarken başka bir köşenin çökmesi borsanın doğasında var. Önemli olan gürültüye değil sahip olduğun şirketlerin ve varlıkların gerçek değerine bakmak. Portföyümdeki şirketlerin büyük çoğunluğu güçlü bilançolara, rekabet avantajlarına ve sağlam yönetime sahip. Volatiliteye takılmadan yoluma devam ediyorum.

Okuduğunuz için teşekkür ederim.

Bay Tutumlu

Bu yazıda paylaşılanlar kişisel görüşlerimdir ve yatırım tavsiyesi değildir.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir