Herkese selamlar. Yeni bir ayın daha sonuna geldik. Finansal özgürlük yolculuğuna başlayalı tam 94 ay, hedefime ulaşalı ise 31 ay geçmiş. Nisan ayını tek kelimeyle tanımlamam gerekirse rekor ayı oldu. Mart sonunda 12.791 seviyesinden devraldığımız BIST 100, nisan içinde 14.621 puanla tarihi zirve gördü ve ayı 14.442 seviyesinden kapattı. Savaş ortamına rağmen aylık bazda yaklaşık %12’lik bir yükseliş geldi.
Global gelişmelere geçmeden önce kişisel taraftan biraz bahsedeyim. Mart sonunda aldığımız aracımız ile bayağı yol yaptık. Şarj altyapısının beklediğimden daha iyi olduğunu görüyorum, şehir içi kullanımda tasarruf gerçekten gözle görülür hale geliyor. Evde şarj imkanımızın olması da maliyetleri aşağı çekiyor. Sağlık tarafında mart ayındaki o ufak gribal enfeksiyondan tamamen kurtuldum. Salonda haftada en az 3 kez antrenman rutinim devam ediyor. Bunun yanında havaların düzelmesiyle birlikte haftada 1 günü de yürüyüşe ayırmaya karar verdim.
İçerik tarafında ise Midas’ın kulaklarında Kristy Shen’in finansal özgürlük hikayesini kaleme aldım. Günlük 44 sentle geçinen bir aileden gelip milyon dolarlık bir portföye uzanan gerçekten sıradışı bir yolculuk olmuş. Okumak isteyenler için linki ekliyorum.
Patreon tarafında içeriklere devam ediyorum. Finansal özgürlük serisi kapsamında Coast FIRE konulu yeni bir video hazırladım. Ayrıca Turcas Holding (TRCAS), Gelecek Varlık(GLCVY), Kıraç Galvaniz(TCKRC) ve Tınaztepe Sağlık(TNZTP) yatırım tezlerini yayınladım. Bir aksilik olmazsa haftada bir şirket incelemesi alışkanlığını sürdürmek istiyorum. Böylece daha az bilinen şirketler hakkında bir arşiv oluşturmuş olacağım. Merak edenler ve incelemek isteyenler için hesabımın linkini paylaşıyorum.
Bay Tutumlu Yatırım Tezleri Arşiv
Haftalık bültenlere de devam ediyorum tabi. Bunun yanında Finansal Özgürlük Kulübü podcast’inde de iki yeni bölüm yayına girdi. İlki yavaş yaşam manifestosu, ikincisi ise fiat para sistemi ve bitcoin hakkında. Dileyenler aşağıdan linklere ulaşabilir.
Jeopolitik Gelişmeler
Şimdi güncel gelişmelere dönelim. Nisan ayı İran savaşının ikinci perdesi oldu. Mart ayında 32 günü aşan çatışma sonrasında 8 nisanda iki haftalık kırılgan bir ateşkes ilan edildi. Piyasalar bu haberle moral bulurken işin perde arkası farklı şekilde işlemeye devam etti.
11 Nisan’da Pakistan’ın arabuluculuğunda kalıcı ateşkes için tarafların görüşmeye oturduğunu öğrendik. 21 saat süren maratona rağmen müzakerelerden somut bir sonuç çıkmadı. ABD’nin 9 maddelik teklifi ile İran’ın talepleri arasındaki uçurum çok büyüktü. Görüşmelerin tıkanmasının ardından 13 Nisan’da Trump’ın talimatıyla ABD donanması İran limanlarına ve Hürmüz Boğazı’na deniz ablukası başlattı. Pentagon açıklamasına göre nisan sonuna kadar 49 ticari gemi farklı rotalara yönlendirildi.
17 Nisan’da Lübnan cephesinde sağlanan ateşkesin ardından İran kısa süreliğine Hürmüz Boğazı’nı ticari gemilere açtığını duyurdu. Ancak ABD’nin liman ablukasını sürdüreceğini açıklaması üzerine İran tekrar geçişlere kısıtlamalar getirdi. Nisan sonuna geldiğimizde Tahran 14 maddelik güncellenmiş bir teklifi Pakistan üzerinden ABD’ye iletti. Teklif iki aşamalı bir takvim öngörüyor. İlk ay Hürmüz’ün açılması, ablukanın kalkması ve savaşın sonlanması, ikinci ayda nükleer dosyanın ele alınması. Trump bu yazıyı yazdığım sırada teklifi inceleyeceğini ancak kabul edilebilir bulmadığını söyledi. Hürmüz’de mahsur kalan gemiler için Özgürlük Projesi adıyla yeni bir operasyon planını da duyurdu.
Bu tablonun küresel ekonomi üzerindeki etkileri devam ediyor. Brent petrol nisan ayında %7,60 daha prim yaptı ve ayı 111 dolardan kapattı. Hürmüz’ün fiilen kapalı kalması, bölgedeki gemi trafiğinin kesintiye uğraması ve enerji fiyatlarındaki yüksek seyir küresel enflasyon endişelerini canlı tutuyor.
Yurtiçi Piyasalar
Türkiye’ye dönecek olursak, BIST 100 nisan ayında savaşın yarattığı satış baskısına rağmen güçlü bir ralliyle toparlandı. Endeks ay başında 13.000 civarındayken nisan boyunca yükseliş trendine girdi. Ay içinde tarihi zirvesi olan 14.621’i gördü. Aylık kapanış 14.442 seviyesinde gerçekleşti ve TL bazında %12,91, dolar bazında %11,05 değer kazanç anlamına geldi. BIST 30 ise %14,35 ile daha güçlü bir performans sergiledi. Dünya genelinde en çok kazandıran ilk 10 borsa endeksi arasına girdik.

Burada tabi şirketler arasında ayrışmalar gözlemliyoruz. Aselsan, Astor gibi şirketlerin yanında birkaç spekülatif şirket endeksi sırtlıyor. Bu da bireysel yatırımcıların ve yatırım fonlarının endeksin gerisinde kalmasına neden oluyor. Benim düşünceme göre kişiler kendilerini endeksle değil döviz veya enflasyon gibi bir enstrümanla kıyaslamalılar. Çünkü endeksin içeriği sabit değil ve sürekli olarak değişken getirilere sahip. Bizde endekse yatırım yapan fon da olmadığı için zaten bu getirilerden direkt olarak faydalanmak olası değil. Ben de mesela bu ay endeksin oldukça gerisinde kaldım fakat bunu kafaya takmıyorum.
TCMB tarafında 22 Nisan’daki PPK toplantısında politika faizi beklentilere paralel %37’de sabit tutuldu. Karar metninde dikkat çeken birkaç nokta var. Birincisi enflasyonun ana eğiliminin mart ayında gerilemesine rağmen öncü verilerin nisanda bir miktar yükseleceğine işaret ettiği vurgulandı. İkincisi enerji fiyatlarındaki yüksek seyir ve oynaklığın iktisadi faaliyet ve enflasyon görünümü üzerindeki etkilerinin yakından takip edildiği belirtildi. Üçüncüsü ise gerekli görülmesi halinde para politikasının sıkılaştırılabileceği mesajının korunması. Bu metin TCMB’nin yıl içinde faiz indirim döngüsünü tamamen rafa kaldırdığını göstermiyor ama önümüzdeki birkaç ay için bekle-gör politikasının sürdürüleceğine işaret. Muhtemelen ilk faiz indirimi eylül-ekim aylarında yapılacak.
Şu enteresan detayı not etmek lazım. Savaşın başladığı ilk haftalarda TCMB’nin yaklaşık 50 milyar dolarlık döviz satışı yaptığı tahmin ediliyor. Ay içinde portföy girişlerinin güçlenmesiyle bu rezervlerin bir kısmının geri kazanıldığı düşünülüyor. Bir hafta vadeli repo ihalelerine de mart ayında ara verilmişti, fonlama faiz koridorunun üst bandı olan %40’tan yapılmaya başlanmıştı. Döviz pozisyonu konusunda twitter’da 507’nin paylaşımlarını yakından takip ediyorum.

Nisan enflasyonu bu yazıyı yazdığım dakikalarda açıklandı ve %4.18 geldi. İstanbul Ticaret Odası’nın ön verisi aylık %3,74 artışa işaret etmişti. Mart ayındaki %1,94’lük rahatlamadan sonra petrol kaynaklı bir baskı görmüş olduk.

Kişisel Portföy
Nisan ayında portföyümde önemli bir hareket yapmadım. Nisan başında ISMEN hisselerimden bir miktar eksilterek TRCAS şirketini portföyüme ekledim. Nisanın ikinci haftasında da ufak bir ekleme yaptım. Şu anda hisse portföyümde %5 civarında bir ağırlığı bulunuyor.
Bunun dışında düzenli BTC alımına devam ettim. Eurobond kuponlarını ise tahvil fiyatlamalarındaki rahatlamayı bekleyerek nakit pozisyonunda tuttum. Bu tür kriz dönemlerinde sakin kalmak ve uzun vadeli plana sadık kalmak en doğru strateji.

Şimdi portföydeki şirketlerle ilgili nisan ayı gelişmelerine bakalım. Tüm şirketleri yazmayacağım, sadece nemli gelişme olanları paylaşmayı düşünüyorum.
ISMEN
Mart ayında savaşın gölgesinde sert satışlar gören borsa nisanda toparlanma trendine girdi. Bu, kredi iştahı için olumlu bir sinyal. Faiz indirim döngüsünün duraksamış olması kısa vadede aracı kurumlar için baskı unsuru olmaya devam ediyor. Mart ayındaki margin call dalgasının ardından nisanda işlem hacimlerinde kademeli bir normalleşme bekliyorum. Şirketin nisan kredili işlem verileri henüz yayınlanmadı ama iyimserliğin geri dönmesiyle birlikte hacimde bir miktar canlanma görmek mümkün. Birinci çeyrek bilançosu önümüzdeki günlerde gelecek, takipteyim.

RYGYO
Reysaş GYO için 29 Nisan’da yapılan genel kurul ayın en kritik gündemiydi. Şirketin temettü dağıtmama kararı genel kurulda da netleşti. Yatırımcı ilişkilerinin daha sağlam yönetilmesi gerektiğini düşünüyorum. Yine de yatırım hikayesinin temelinde değişiklik yok. Tuzla, Arnavutköy ve Ankara Kazan’daki depo yatırımları portföy değerini ve kira gelirlerini ileriye taşıyacak. Bulgaristan’da bir gayrimenkul projesi için şirket kuruldu. Mohnish Pabrai’nin pay oranı %10 sınırının üzerine çıktı.
TUPRS
Tüpraş için Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması en kritik konu olmaya devam ediyor. Ham petrol tedarik kanallarının çeşitlendirilmesi ve maliyet etkileri yakından izleniyor. Diğer taraftan Brent petrolün 110 dolar üzerinde sıkışması rafineri marjları için olumlu bir tablo çiziyor. Yönetimin 2026 marj hedeflerinin oldukça muhafazakar göründüğünü zaten yatırımcı sunumu analizimde belirtmiştim. Mevcut petrol fiyatları ve crack marjlarıyla bu rakamlar fazlasıyla aşılabilir. İlk çeyrek bilançosunda Hürmüz krizinin tam etkisini görmeyeceğiz çünkü kriz şubat sonunda başladı. Asıl sonuçlar ikinci çeyrek bilançosunda olacak.
GLYHO
Global Yatırım Holding nisan ayında benim de ekleme yaptığım hisselerden biri oldu ve hisse fiyatı tarafında güzel bir performans sergiledi. Mart 2026 yolcu istatistikleri açıklandı. konsolide gemi sayısında %16, yolcu hareketlerinde %20 yıllık artış var. Yıla agresif başlangıç sürüyor.
Acapulco Limanı’nın 24 yıllık imtiyaz anlaşmasının resmi KAP duyurusu nisanda geldi. ASIPONA tarafından inşa edilecek 350 metre uzunluğundaki yeni rıhtımın 2027 ilk çeyreğinde devreye alınması planlanıyor. Burası Pasifik tarafına önemli bir kale olacak. Antigua terminal yatırımının haziran 2026’da tamamlanma planı, Las Palmas yeni terminalinin nisan başında hizmete girmesi ve Bodrum’daki paymızın %90’a çıkması zaten devam eden pozitif katalizörler.

Savaş ortamının Doğu Akdeniz kruvaziyer trafiğine etkisi en kritik takip noktası. Nisan ayındaki gelişmeler ışığında 2026 Akdeniz sezonu için bazı rotaların yeniden çizilmesi gündeme gelebilir. Yine de Karayipler, Atlantik ve Asya’daki çeşitlendirilmiş portföy bu riski belli ölçüde tamponluyor.
Şirket nisan ayında geri alım programını sürdürdü. Yönetim kurulu başkanı Mehmet Kutman’ın da kişisel alımları devam ediyor.
ANSGR
Anadolu Sigorta için 2 yıllık tahvil faizinin %37,8 seviyesinden ay içinde kademeli olarak %41 seviyelerine çıkması defterdeki tahvil portföyü için olumsuz bir gelişme. Bununla birlikte son bilançoda tahvil ağırlığının büyük ölçüde azaldığını gördük. Şirket daha fazla kısa vadeli yatırım araçlarına yönelmiş durumda. Hisse başına 1,17 TL temettü ödemesi hesaplara ulaştı. Yüksek faiz ortamı sigorta şirketlerinin teknik olmayan gelirini desteklemeye devam ediyor. Savaş ortamına rağmen finans kesimindeki bu durulma dezenflasyon hikayesinin kademeli olarak tekrar fiyatlandığını gösteriyor. Şirketin güncel portföy değeri 83 milyara yakın fakat piyasa değeri hala 60 milyarın altında seyrediyor.

TRGYO
Torunlar GYO endeks toparlanmasıyla birlikte nisan ayında pozitif ayrıştı. Forum Mersin ve Forum Kayseri satın almalarının kira geliri katkısı 2026 boyunca artarak devam edecek. GYO’lar için faiz indirim döngüsünün duraklatılmış olması kısa vadeli olumsuz unsur. Ancak kira geliri kanalının güçlü olduğu şirketler bu süreçte pozitif ayrışacaktır. Şirketin 5 yıllık net nakit yaratım planı (yaklaşık 64 milyar TL temettü, 2030’da 88 milyar TL net nakit hedefi) yatırım tezimin çekirdeğini oluşturuyor.

KLKIM
Kalekim’de 2026 reel satış büyümesi ve %20-25 FAVÖK marjı bandı yönetim hedefi olarak korunuyor. Şirket 8 Mayıs’ta 0,55 TL net temettü dağıtacak.Faiz indirim döngüsünün duraksaması inşaat sektörü için olumsuz olsa da geçici bir rüzgar. 2 milyar TL üzeri net nakit pozisyonu ile şirket konjonktürel baskıları rahatlıkla göğüsleyebilir. İlk çeyrek bilançosunda inşaat segmentinin nasıl sergilenirken takipteyim.

TATGD
Tat Gıda için ilk çeyrek bilançosu önümüzdeki günlerde geliyor. Geçen sene son çeyrek sonrasında verilen güçlü beklentilerin teyit edilip edilmediğini göreceğiz. Gıda sektöründe enflasyon ortamı fiyatlama gücünü desteklemeye devam ediyor. Salça segmentindeki konsolidasyon ve ihracat kanallarının güçlendirilmesi şirketin orta vadeli temasının ana motorları.
CVKMD
CVK Madencilik için en önemli gelişme 3 Nisan’da gerçekleşen ilk konsantre cevher satışı oldu. Trafigura ile yapılan off-take anlaşması kapsamında üretim ticari döngüye girdi. 18 Şubat’ta başlayan deneme üretiminden konsantre satışına geçilmesi 6 hafta gibi kısa bir sürede gerçekleşti. Üretim tarafının istikrarlı işlemesi durumunda 2026 ikinci çeyreğinden itibaren operasyonel kar ivmelenmesini görmeye başlayabiliriz. Sarıalan’daki kapasite artırımı ve TV Tower-Yenipazar projelerindeki ilerleme orta vadeli takip listemde.
Eurobond Portföyü
Eurobond portföyünde nisan ayında pozisyon değişikliği yapmadım. Bu ay yaklaşık 190 dolar kupon geliri elde ettim. Türkiye’nin 5 yıllık CDS’i 243 baz puana kadar geriledi. Eurobond spreadlerinde paralel bir rahatlama görüyoruz. Kuponları halihazırda nakit olarak biriktirmeye devam ediyorum.


ABD Portföyü
ABD tarafında bu ay da düzenli VOO alımına devam ettim. S&P 500’ün savaş riskine rağmen göreceli direnç göstermesi olumlu. ABD tarafındaki risk iştahı yapay zeka teması ve teknoloji şirketlerinin güçlü bilançolarıyla canlı kalmaya devam ediyor. Yıl içinde Fed’in faiz indirimi yapma penceresinin daralmış olması değerlemeleri zorlasa da uzun vadeli bir yatırımcı olarak VOO alımlarıma devam ediyorum.

Toparlayacak olursam,
BIST 100’ün TL bazında %12 kazandığı nisan ayında toplam portföyüm yaklaşık %6.61 değer kazandı. Dolar bazında getiri ise %4.98 oldu. Mart ayındaki sert satışların ardından ateşkes ihtimalinin güçlenmesi ve yabancı yatırımcının girişi sayesinde ufak bir ralli görsek de bu ralli tabana yayılmadı. Altta jeopolitik belirsizlik ve enflasyon kaynaklı baskılar sürüyor.
Aşağıda TL ve döviz bazlı finansal özgürlük yolculuğumun bir özetini görüyorsunuz. Mavi çizgi TL, kırmızı çizgi ise döviz bazında seyri gösteriyor.

Bu tür dönemler bir şeyi öğretiyor. Krizler, soğukkanlı kalan ve uzun vadeli plana sadık kalan yatırımcıyı ödüllendiriyor. Portföyümdeki şirketlerin büyük çoğunluğu güçlü bilançolara, rekabet avantajlarına ve yönetim kalitesine sahip. Volatiliteye takılmadan yoluma devam ediyorum.
Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Bay Tutumlu

İlk yorum yapan siz olun